7/5/2007 - Şans
Hiç bu kadar huzursuz uyanmamıştım. Karnımda bir ağrı , kalbimde büyük bir sıkıntı ile. Hiç bu kadar uyuma arzusu olmamıştı. Hiç bu kadar amaçsız ve hedefsiz olmamıştım. Olmamıştım hiç bir zaman bu kadar umutsuz. Hiç kapanmamıştım içime hayatım boyunca bu kadar... Necip Fazıl'ın dediği gibi 'Ne hasta beklerdi sabahı, ne genç ölüyü mezar,ne de şeytan bir günahı, seni beklediğim kadar'. Merak ediyorum bizi bekleten ne?. Nedir dengemizi bozan.?Nedir hayata karşı bu kadar güçsüz bırakan bizi.
Galiba aşk...
Kelimelerle tarif edilemeyen insanı insan yapan yada insanlıktan çıkaran aşk. Bilemediğimiz çözemediğimiz aşk. Herkesin bambaşka yaşadığı, kimsenin kimseninkine benzemeyen aşk. İki kişi arasında ve onların dışında kimsenin anlayamadığı aşk. Tarafları çok mutlu eden ve kahırdan bitiren aşk. Kalıntılarını hiç birşeyin temizleyemediği aşk. Mucizevi kelime, tarifi olmayan kelime...aşk
Beni de parçalara bölen nefes almamı bile zorlaştıran şey . Daha önceleri çivi çiviyi söker dediğim, herkes unutur ve unutulur dediğim ama baştan aşağı yanlış olan düşüncelerim.
Demek ki yaşayacakmışım hayatımda bunu. Belki çok şansılıyım bu sevgi ve acı karmaşasının içinde olmaktan. Bu fırtına koptuğu için çok şanslıyım. İnsanlarla görüşürken, toplantılarımda onu düşündüğüm için şanslıyım. Kendimle bu kadar hesaplaştığım için şansılıyım...
|